Ekonomi

Sesmir Başkanı Ökmen: Piyasa göstergeleri arasında bağlantı dengeleri bozulmuştur

ForInvest – Sesmir Başkanı Orhan Ökmen, “Piyasa göstergeleri arasında bağlantı dengeleri bozulmuştur” yorumu yaptı. 

Ökmen’in değerlendirmeleri şöyle: 

Küresel düzeyde bir stagflasyon henüz başlamamıştır. ABD Başkanı Trump’ın Gümrük tarifelerini yükseltme politikaları Dünya Ticaret hacmini düşürecektir. Dünya ticaret hacminde beklenen geriye doğru dönüş trendinin başlaması ise uluslararası şirketlerin kâr marjlarında belirgin ölçüde düşecektir. Enflasyon baskıları artacak uzun vadeli stagflasyonist bir ekonomik ortama evrilecektir. Ancak, kredi spreadlarının şu andaki seviyesi küresel düzeyde bir stagflasyonun henüz başlamadığını göstermektedir.

Piyasa göstergeleri arasında bağlantı dengeleri bozulmuştur. Genel olarak küresel düzeyde, finansal ve sermaye piyasalarında ise; hisse senetleri, bilumum varlık fiyatları, faiz oranları, kredi arz ve talebi mevduat seyri gibi göstergeler arasında başlayan korelasyon bozuklukları artmaya devam edecek ve problemlerin yayılma alanları para politikalarının çözüm sahasının dışına daha fazla çıkacaktır.

Özellikle hisse senedi piyasalarında, vadeli kontratlar ile dayanak varlık fiyatları arasındaki artan farklılıklardan ve düşük seviyeli kar performanslarından kaynaklanan zorunlu satışlar iyice artacaktır.

Varlık fiyatlarındaki bozulmalar en fazla maliye politikaları ile para politikaları arasındaki uyumsuzluk seviyesinin yüksek olduğu ülkelerde gerçekleşecektir.

Spekülatif piyasa söylentileri piyasalarda oldukça etkili hale gelmiştir. Fiyat bozulmalarının şu andaki en belirleyici faktörü, reel gelişmelerden ziyade şimdilik en fazla da Çin’le bağlantılı olmak üzere spekülatif piyasa söylentileri olsa bile, bu söylentilerin etkileri kalıcı görüntü vermektedir.

Merkez Bankası maruz kaldığı politik baskılara boyun eğmeyi tercih etmemelidir. Merkez Bankası’nın zaman kazanmak ve sis perdesinin dağılmasını beklemek amacıyla, politika faizini artırmak yerine, son günlerde piyasaları %46 faiz üzerinden gecelik repoyla fonlaması hem volatiliteyi hem de piyasa güvensizliğini artırmıştır. Politika faizinin direkt olarak %46 seviyesinin üzerine çıkartılması en doğru yol olacaktır. Oysa Merkez Bankası maruz kaldığı politik baskılara boyun eğmeyi tercih edeceği beklenmektedir.

Cari durumda ortaya çıkan siyasi/ekonomik stresler ve bunların çözüm yolları Merkez Bankasının kontrol ufku dışına çıkmıştır. Kontrol ufkunun genişletilmesi için piyasalarda gerçekleşen reel enflasyon seviyesi dikkate alınarak politika faiz oranında yapılacak artış, reel faizi tekrar pozitif alana taşıyacak düzeyde yüksek olmalıdır. Bu sayede ülkeyi terk eden yatırımcıların geri gelmesi ve Merkez Bankası’nın tekrar kredibilite kazanması olasılıklarını artıracaktır.

Merkezi Bankası tarafından uygulanan kur politikalarının belli bir seviyeyi hedeflemesi rezerv kayıplarının süreceğini göstermektedir. Rezerv kayıplarının durması TL’ye güvenin artırılmasıyla birebir bağlantılıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu