UBS faiz indirimi senaryosunu güçlendirdi, altın tahminini korudu
Investing.com – UBS, Fed’in Eylül ayında başlayarak art arda dört toplantıda toplam 100 baz puanlık faiz indirimi yapacağını öngörüyor. Banka, bu beklentisini, enflasyonun hedefe yakın seyri, iş gücü talebindeki zayıflama sinyalleri ve Fed üyelerinin son dönemde giderek daha güvercin ifadeler kullanmasıyla temellendiriyor. Bu unsurların, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) politika değişikliği yönünde harekete geçmesine neden olabileceği belirtiliyor.
UBS, Temmuz ayında açıklanan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verilerinin sınırlı artış göstermesinde de Fed’in politikalarında değişime zemin oluşturacak bir etki gördüğünü ifade ediyor. Soğuyan enflasyon oranları ve iş gücü piyasasındaki zayıflamanın, para politikası yapıcılarına daha esnek karar alma imkanı tanıdığına işaret eden banka, gevşeme döngüsünün önümüzdeki dört toplantıda art arda hayata geçirilebileceğini düşünüyor.
UBS altın tahminini 3.700 dolarda tutuyor
UBS, altın için 12 aylık fiyat hedefini ons başına 3.700 dolar seviyesinde korumaya devam ediyor. Banka, bu seviyeye 2026 yılının Haziran ayı sonuna kadar ulaşılmasını bekliyor. Küresel ölçekte düşük seyreden reel faizlerin ve jeopolitik risklerin süreklilik göstermesinin, altın talebini önümüzdeki dönemde desteklemeye devam edeceği öngörülüyor.
Diğer yandan, kısa vadeli fiyatlamalarda ABD ekonomisine ilişkin verilerin etkisi dikkate alınıyor. ANZ, yaklaşan tarım dışı istihdam verisinin değerli metaller piyasalarında belirleyici olabileceğine dikkat çekti. Altındaki son yükselişin büyük ölçüde Eylül ayında Fed’in faiz indirimi yapacağı beklentisiyle şekillendiği ifade edilirken, bu haftaki ABD istihdam verilerinin altının ivmesini koruyup koruyamayacağı açısından kritik olduğu değerlendiriliyor.
Doların gerilemek yerine konsolide olması bekleniyor
Mizuho Securities ise ABD dolarına yönelik değerlendirmelerinde, para biriminin yaklaşan faiz indirimlerine rağmen çökme eğilimi göstermesinin olası olmadığını belirtiyor. Kurumun analizine göre, doların mevcut seviyelerde konsolide olması daha muhtemel bir senaryo teşkil ediyor. Bu görüş, piyasaların olası faiz indirimlerini büyük oranda fiyatlamış olması nedeniyle öne çıkıyor.
Doları ciddi biçimde zayıflatabilecek ekonomik verilerin çıtasının yüksek olduğu belirtilirken, yalnızca ılımlı gelen bir tarım dışı istihdam verisiyle dolar üzerinde güçlü bir baskı oluşmasının beklenmediği ifade ediliyor. Ayrıca, ABD’nin dış ticaret ve sermaye akımları üzerindeki yeni politikalarının da doların küresel pozisyonunu korumasına yardımcı olacağı, hatta geçici de olsa “Amerika’yı Sat” yönlü baskıları bastırabileceği değerlendirmesi yapılıyor.








